Nesnelerin İnterneti yeni bir ekosistem oluşturacak

Yönetim & Marka & Pazarlama Yönetimi Dergisi Yönetim & Marka & Pazarlama Yönetimi Dergisi[/caption]

Herhalde bundan 50 yıl önce, bugünkü yaşam tarzımızı tahmin edebilenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçemezdi. Düşünün ki 1943 yılında IBM’in kurucu başkanı Thomas Watson dünyanın bilgisayar ihtiyacını sadece 5 adet olarak öngörmüştü. Oysa bugün gelişmiş ülkelerin çoğundaki evlerde en az bir bilgisayar bulunuyor. Bu büyük değişimin mümkün olduğu görüldüğünden beri gelecek tahminleri daha bir itibar görür oldu. Peki, önümüzdeki yıllarda bizi neler bekliyor? Akıllı dünyanın en önemli parçası olan işlemcilerin önde gelen markalarından Intel, gelecek planında şimdiden yerini hazırlıyor. Yakın geleceğin önemli konularından biri olan “Nesnelerin İnterneti” çağını ve markalarla olan ilişkisini Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın’la konuştuk.

Intel “Nesnelerin İnterneti” döneminde kendini nasıl konumlamak istiyor?

Hayatımız Sanayi Devrimi’nden bu yana büyük bir hızla dönüşüyor ama internetin hayatımıza girmesiyle birlikte baş döndürücü bir hal aldı. Dünyada bugün internete bağlı 14 milyara yakın akıllı nesne var. Yani akıllı nesnelerin sayısı dünya nüfusunu geçmiş durumda. Bu durum artık akıllı ve bağlantılı nesnelerin günlük hayatımızla ne kadar iç içe geçtiğinin bir göstergesi. Özellikle 2014 yılı, teknoloji ve hayatın daha da iç içe geçtiği ve giyilebilir teknolojilerin de içinde olduğu “Nesnelerin İnterneti” döneminin başlangıç yılı olarak yeni bir dönüm noktası oldu.

Son birkaç yıldır televizyonların, arabaların ve farklı cihazların akıllanmaya, internete bağlı hale gelmeye başladığını gözlemliyoruz. Çok yakın bir gelecekte arabaların kombilerle, buzdolaplarının marketlerle ve kullandığımız birçok cihazın birbiriyle iletişim kurarak hayatımızı kolaylaştırdığını göreceğiz. 2020 yılında dünyada 50 milyar akıllı ve birbirine bağlı cihaz olacağı öngörülüyor. Gün geçtikçe günlük hayatımızın daha çok içine girmeye başlayan “Nesnelerin İnterneti” kavramının 2020 yılında 19 trilyon dolar pazar değerine ulaşacağı öngörülüyor. Intel olarak bu değişim ve dönüşümün tam ortasında yer alıyoruz ve son dönemde geliştirdiğimiz Intel Edison ve Intel Galileo gibi teknolojilerle de bu alandaki işlemci teknolojisini geleceğe taşıyoruz.

Buna ek olarak öncülüğünü yaptığımız “Nesnelerin İnterneti” dünyasında çok önemli bir alan olan giyilebilir teknolojilerin yakın gelecekte kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıran vazgeçilmez ihtiyaçlar olacağını düşünüyoruz ve bu alanda yatırım yapan şirketlerin başında yer alıyoruz. Ocak ayının ilk haftasında Las Vegas’taki CES fuarında Curie isimli yeni platformumuzu tanıttık. Minik bir düğme boyutlarındaki bu platform ile giyilebilen teknolojilerin ciddi ivme kazanmasını bekliyoruz.

Dünya şimdiden bu teknolojiler üzerine odaklanmış durumda. Intel olarak Türkiye’nin teknolojiyi yalnızca tüketen değil aynı zamanda üreten ülke olması vizyonuyla hareket ediyoruz. Bu vizyonla 2014 yılında yaptığımız en büyük yatırımlardan biri de İstanbul Teknik Üniversitesi’nde açtığımız Ar-Ge merkezi. 2015 yılında giyilebilir teknolojiler, nesnelerin interneti ve ileri eğitim teknolojileri konularında çalışmalara odaklanmayı hedefliyoruz. Sektördeki iş ortaklarımız, üniversiteler, kamu kurumları ve kuruluşları ile birlikte yenilikçi açık Ar-Ge modeli oluşturuyoruz. 2015 yılındaki hedefimiz, Türkiye’nin kendi projelerini üretmesinde ve dünyaya teknoloji ihraç etmesinde önemli bir rol oynamak. Türkiye’den çıkan ve dünyada rol model olabilecek inovasyon projelerinde aktif rol alabilmek için inovasyona ciddi yatırımlar yapıyoruz.

“Nesnelerin İnterneti” kavramına bağlı olarak gerçekten tüm cihazların birbirine anlık bağlı oldukları bir dönem olacak mı? Sizce bu tam olarak nasıl bir dünya olacak?

İnternetin zaman içinde geçirdiği evrimdeki en son basamak “Nesnelerin İnterneti” kavramını içeriyor. Bağlantılı nesneler insanların yaşama, öğrenme, çalışma ve eğlence tarzlarını derinden etkiliyor. Bunun yanında insanlar bağlantılı cihazlar sayesinde çevreyle kurdukları ilişkide etkiye tepki vermekten öteye giderek durumlara karşı daha proaktif yaklaşımlar sergiliyorlar. Bu kazanımların tüketici deneyimi üzerinde yarattığı olumlu etkiyi ise gün geçtikçe daha da rahat bir şekilde gözlemleyebiliyoruz.

Geçtiğimiz seneden itibaren nesnelerin interneti, yani etrafımızda içinden elektrik geçen bütün sistemlerin internete bağlı olması konsepti önümüze geldi. Etrafımızdaki her şey akıllanacak. Bu akıllanan sistemler bizim hayatımızı biz farkında olmadan kolaylaştıracaklar. Dolayısıyla, yeni bir kırılma anından geçiyor teknoloji. Bu kırılma anından geçerken teknoloji bütün sektörlerin baştan yapılanmasına neden olacak. Çünkü teknoloji kendi içerisinde bir sektör ama bir yandan da bütün sektörleri kesen yatay bir sektör. Bugün teknoloji sektörü diyoruz ama bankacılıkta, savunmada, sağlıkta, lojistikte teknoloji çok önemli bir yerde. Dolayısıyla sektörleri bu teknolojik gelişim ve değişim baştan yapılandıracak. Bu da müthiş bir değişim. O nedenle 2020 yılına kadar bir yerlerde yeni zenginler çıkacak. Çünkü insanlar teknoloji kullanmayı çok seviyorlar. Bugün yediden yetmiş yediye herkes bir şekilde teknolojiye dokunuyor, hayatlarını teknolojiyle idare ediyorlar. Dolayısıyla internet hayatımıza çok fazla değer katıyor, nesnelerin internetiyle birlikte daha fazla değer katacak. Yeni iş ve iş kolları ortaya çıkacak, iş yapış şekilleri değişecek. Yeni donanımlar, yazılımlar çıkacak. Bunların hepsi de çok büyük bir ekonominin hayatımıza gireceğini gösteriyor.

“Nesnelerin İnterneti” dönemi markaların iş yapış tarzını nasıl etkileyecek?

Dünyada üç endüstriyel devrim, iş yapış tarzımızı efsanevi şekilde değiştirdi. Buharlı makineler, seri üretim ve internet teknolojisi ile yaşamlarımız adım adım farklılaştı. Bugün ise Nesnelerin İnterneti teknolojileri dördüncü devrim tanımını fazlasıyla hak ediyor. Daha verimli, daha hızlı, daha eğlenceli bir yaşam için kapıları aralıyor. Nesnelerin İnterneti ile yaşam alanlarımız çok daha akıllı teknolojiler içermeye başlayacak. Tüm sektörler bu dijital dönüşümden etkilenecek. Zira bütün sektörleri etkileyen yatay bir sektör olan teknoloji bütün iş yapış süreçlerini baştan yazmamıza neden olacak. Bu değişimin gerisinde kalmamak ve hatta liderlik etmek için markalar çok daha yenilikçi ürün ve hizmet geliştirmeye dolayısıyla da inovasyona odaklanacak.

 Sizce yeni tüketici tipi nasıl olacak?

Eskiden cihazların belli başlı tüketici ihtiyaçlarını karşılayan teknolojileri içermesi yeterliyken artık daha kişisel beklentiler öne çıkıyor. Tüketici artık cihazların teknolojik ihtiyaçların tümüne cevap vermesi yanında; tasarım, fonksiyonellik ve kullanım kolaylığı gibi özellikleriyle kendi kişiliğine uymasını ve tarzını yansıtmasını bekliyor. Cihazlar da tüketici tarafından gelen bu farklı talepler doğrultusunda şekil değiştirmeye başladı. Biz de bu artan ve değişen ihtiyaçları karşılamak için üretici iş ortaklarımızla beraber farklı model ve tasarımlarda ürünlerin geliştirilmesi için çalışıyoruz.

Teknolojinin bireysel veya kurumsal hayatımızda pek çok farklı alanda değer kattığı bir dönemden geçiyoruz. Bugünün tüketicisi dizüstü veya masaüstü cihazlarını dokunmatik ekranlı tercih ediyor ve hayatında çok ince tasarımları görmek istiyor. Öte yandan çok fazla programı aynı anda çalıştırmak ve bu programları kullanırken de en yüksek performanstan faydalanmak istiyor. Artık teknolojide moda takip edilir oldu. Biz de değişen bu trendlere öncülük ediyor ve bu farklı beklentileri karşılayacak teknolojileri geliştiriyoruz.

Bu dönemin olmazsa olmaz cihazları neler olacak?

Bu dönemin olmazsa olmazı diyebileceğimiz cihazlar tabii ki son yıllarda hızlı bir şekilde hayatımıza giren akıllı telefonlar ve bunun yanında ikisi bir arada bilgisayarlar olacak. Giyilebilir teknolojiler pazarının ekonomik büyüklüğünün 2018 yılı itibarıyla 45 milyar dolara ulaşması, pazarda toplam 300 milyon adet ürün olması bekleniyor. Biz de Intel olarak giyilebilir teknolojilerin yakın gelecekte hayatımızı kolaylaştıran vazgeçilmez bir ihtiyaç olacağını düşünüyoruz. Teknolojik cihazların her geçen gün akıllanmasının yanı sıra artık kıyafetler ve aksesuarlar da akıllanıyor. Özelikle giyilebilir teknolojiler ve nesnelerin interneti alanında teknoloji şirketlerini çok büyük fırsatlar bekliyor.

Yeni dönemde nasıl yeni bir ekosistem oluşacağını düşünüyorsunuz? Bu ekosistemin en büyük faydası ne olacak?

Nesnelerin interneti yeni donanım, yani yazılım, yeni servislerin ortaya çıkmasını sağlayacak dev bir Tsunami dalgası. Dolayısıyla var olan şirketleri etkileyeceği gibi yepyeni şirketlerinde kurulmasını sağlayarak yeni bir ekosistem oluşturacak.

Nesnelerin İnterneti ile günlük hayatımızın değişime uğraması, şirketlerin mal ve hizmetlerinin sunumunda yeni bakış açıları geliştirmelerine neden oluyor. Bağlantılı cihazlara yatırım yapmanın ve bu teknoloji üzerinden iş ve müşteri yaklaşımları geliştirmenin ise 2022 yılında toplamda 596 milyar Euro’luk gelir potansiyeli barındırdığı belirtiliyor. Hem gelir hem de büyüme anlamında tüketici elektroniği, otomotiv ve sağlık hizmetleri alanlarındaki Nesnelerin İnterneti teknolojileri de ilk sıraları alıyor.

Sunulan rekabetçi, entegre yazılım ve donanım çözümleri; sağlıktan, ulaşıma, perakendeden enerjiye birçok farklı alanda Nesnelerin İnterneti’ne çok daha hızlı adaptasyon sağlıyor. Bu sayede güvenli altyapılar üzerinden iletişim kurabilen nesneler büyük veri analizinin de sayesinde çok daha akıllı kararların otomatik ve hızla verilmesini sağlayacak.

KAYNAK : http://thebrandage.com/nesnelerin-interneti-yeni-bir-ekosistem-olusturacak/

İlginize Çekebilir

Türk Telekom 5G white paper

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.