Makineler arası iletişim para kazandıracak

Nesnelerin interneti olarak adlandırılan makineler arası iletişim (M2M), makinelerin kendi ürettiği veya çevreden topladığı verileri, herhangi bir insan müdahalesi olmadan, WiFi, Ethernet, GSM, RF gibi haberleşme teknolojilerini kullanarak diğer makinelerle paylaşması, veri alışverişi yoluyla iletişim kurulabilmesidir. İletişim kimi zaman izleme ile sınırlı kalırken, kimi zaman diğer makinenin yönetilmesini ve eylemde bulunmasını da içermektedir.

M2M iletişim yeni değil, uzun zamandır hayatımızın içinde olan bir teknoloji. Örneğin, kapıda ödeme yaparken kullandığımız POS cihazlarının içerisinde yer alan SIM kart aracılığıyla uzaktaki yazarkasa ile iletişime geçerek provizyon alımı sonrası ödeme yapılması M2M iletişimdir.

Özellikle araç takip sistemleri, sayaç okuma ve güvenlik sistemleri Türkiye’de sıklıkla kullanılmaktadır.

Verdiğimiz örnekler daha çok tek taraflı bildirime dayanan M2M uygulamaları, yakın gelecekte karşılıklı iletişim ve etkileşimin daha yoğun olduğu uygulamalar da hayatımıza girecek. İnsan müdahalesi olmaksızın bilgi paylaşımı ve işin yapılışı insana olan ihtiyacı da ortadan kaldıracak.

Hem işletmelere (B2B) hem de nihaî tüketiciye (B2C) yönelik çözümler artmaktadır. Otomotiv, tüketici elektroniği, lojistik, bakım/onarım, tarım en çok gelişme beklenen alanlar.

Üretim yapılan fabrikalarda otomasyon artacak. Mal ve hizmet üretiminin yanı sıra, pazarlama noktalarında da daha fazla robot kullanılacak olmasıyla vasıfsız iş gücüne ihtiyaç azalacak.

2025 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 10’unun internete bağlı giysiler kullanacağı öngörülüyor. M2M iletişime açık 1 trilyon sensör olacağı tahmin ediliyor. Ürünlerin yüzde 5’i 3D yazıcılarda üretilecek. Bu üretimin önemli bir kısmı tüketicinin bizzat kendisi tarafından gerçekleştirilecek. Otomobillerin yüzde 10’unun şoförsüz gideceği öngörülüyor. Araba kullanımlarımızın yarıdan fazlası kendi aracımızla değil, paylaşım ekonomisi kaynaklı araçlarla olacak.

Herkes üretici olabilecek

Makineler arası iletişim makinelerimiz üzerinden para kazanabilmemizi de sağlayacak.

M2M makineye sahip olan herkes üretim gücüne de sahip demektir. Makineniz aracılığıyla diğer insanlara hizmet sunabilirsiniz. Makineniz işçiniz olur. Arabanız M2M özelliği ile gidebiliyorsa, siz işte çalışırken aracınız da taksiciniz gibi çalışıp size ek gelir getirecektir.

Eli kulağında, 3-5 yıla kalmaz pek çok kişi elektrikli araba kullanıyor olacak. Gece elektrik tarifesinin daha düşük olduğu saatlerde kendi kendine şarj olup, siz işte çalışırken tarife fiyatının daha yüksek olduğu saatlerde ofis garajından fazla enerjilerini elektrik şebekesine geri yükleyebilen (elektrik satan) araçlar sizi de bir nevi elektrik tüccarı yapacak. Hem de belki de size sormadan.

Bu durumda, akıllı arabanız yüzünden beyanname vermeniz gerekecek.

Veri vergisi

Daha çok veri tüketimi, veri transferinin yaşamın merkezine oturması, hali hazırda KDV’nin yanı sıra özel iletişim vergisine de tabi tutulan veri tüketiminde daha çeşitli bir vergilemeye geçilmesine yol açacak.

İnsanın veri tüketimi ile makinenin veri tüketimi farklı vergilemeye tabi tutulacak. Sosyal boyutu ağır basan veri transferi tüketimleri belki vergiden istisna olacak, kimi verilerin tüketimlerine ağır vergi getirilecek. Belli kişiler bu vergiden muaf tutulabilecek.

İşgücü piyasasında malî etkileri

M2M makinelere karşı istihdam oranını korumak için, insan çalıştırma maliyetinin azaltılması yani ücretler üzerindeki mali yüklerin hafifletilmesi gerekecek, vergilemedeki yansıması ücretler üzerinden alınan vergi gelirlerinde görülecek.

Ücret vergi gelirlerindeki kaybın telafisi için belki robot işyerleri için ilave vergileme gündeme gelecek.

M2M dükkânlar

Türk vergi hukukunda işyeri; ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette işyeri, mağaza, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, çiftlik ve hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleleri, maden ve ocakları, inşaat şantiyeleri ve vapur büfeleri gibi ticari ve mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yer olarak tanımlanmıştır.

Mevcut kanunda yer almamakla birlikte, yeni Vergi Usul Kanunu tasarısında elektronik işyerleri de kapsama alınmıştır. Bu doğrultuda, ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edildiği sürece mobil araçlar, elektronik ortam veya alanlar da işyeri olarak değerlendirilecektir. İnternet, ekstranet, intranet ya da benzeri bir telekomünikasyon ortam veya aracının ticari, sınai veya mesleki faaliyete tahsis edilmesi veya bu faaliyetlerde kullanılması durumunda elektronik ortamda iş yeri oluşacaktır.

Yani gelir elde eden her bir M2M makine tek başına ayrı bir işyeri olabilecek.

Sabit işyeri gerekliliğinin ortadan kalkmasıyla, vergilemede kazancın elde edildiği yerin belirlenmesi zorlaşacak.

Uluslararası sorunlar

İşyeri kavramı, bir devletin diğer bir devletin teşebbüsüne ait kazançları vergileme hakkını belirlemede kullanılmaktadır.

Çifte vergilemeyi önleme amacıyla imzalanan uluslararası vergi anlaşmaları uyarınca, bir devlet herhangi bir şirket kendi ülkesinde bir işyeri vasıtasıyla ticarî faaliyette bulunmadıkça, elde ettiği ticarî kazançları vergilendirememektedir.

Türk vergi hukukunda da dar mükellefiyet esasında ticarî kazancın Türkiye’de elde edilmiş olması, işyerinde sağlanmış olması şartına bağlanmıştır.

Dolayısıyla, bir yabancının Türkiye’de işyerinin olması ve ticarî kazancın bu yerden sağlanması, bu kişinin dar mükellef olarak vergiye tabi olması için yeterlidir. Bu durumda, teşebbüse ait kazanç, işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere kazancın elde edildiği devlette vergilendirilebilir.

Bu noktada belirtmek gerekir ki, bilgisayar teçhizatı kullanılan durumlarda, teçhizatın işletilmesi için ilgili lokasyonda bu teşebbüse ait hiçbir personele ihtiyaç duyulmasa dahi, bir işyeri var olabilir. Teşebbüse bağımlı kişilerin, yani personelin bu sabit yerde bulunması gerekli değildir. Bu sonuç elektronik ticaret açısından geçerli olduğu kadar ekipmanın otomatik şekilde çalıştığı diğer faaliyetler için de geçerlidir.

M2M makineler belirli ölçüde bir sürekliliğe sahip belli bir yerdeyse, iş kısmen de olsa sabit olan bu yer/M2M makine vasıtasıyla yürütülmekteyse, bu noktada, ayrıca personelin de bu sabit yerde bulunması gerekli değildir. Toplanan data uzaktan işlenerek gerekli analiz ve müdahale bizzat M2M makine tarafından yapılıyorsa, bu makinenin düzenli bir ekonomik mevcudiyet sağlayacak düzeyde bir devamlılığı, istikrarı vardır ve teşebbüsün kazançlarına katkıda bulunmaktadır.

Elbette tüm kazanç M2M makineye atfedilemez. Özellikle cihazda kullanılan yazılıma ve markaya ilişkin gayrimaddi hak bedelleri dolayısıyla yurt dışı merkezin bulunduğu ülkeye atfedilecek kazanç daha yüksek olabilir.

Şüphesiz, insan kaynaklı fiili organizasyon ve pazarlama ihtiyacının da olmadığı M2M yoğun alanlarda vergilemede ‘’işyeri’’ kriteri gibi bağlama noktalarının belirsizleşmesi uluslararası alanda çifte vergileme sorunlarını da artıracak.

KAYNAK : http://digitalage.com.tr/makineler-arasi-iletisim-para-kazandiracak/

İlginize Çekebilir

IBM: Akıllı Şebekeler ile Şehirlerin Geleceği

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir