Akıllı şehirler hackerların iştahını kabartıyor

Devletler “daha akıllı şehirler” için yatırımlarını hızlandırırken, inşa sürecinde siber güvenlik önlemlerine bugün her zamankinden çok ihtiyaç duyuluyor. Nitekim akıllı şehirleri hedef alan bir saldırı, vatandaşların gizli ve özel verilerini tehlikeye atabilir ve oldukça maliyetli veri ihlalleri yaratabilir.

Hiscox’a göre 2016 yılında siber suçlar küresel ekonomiye maliyeti 450 milyar dolardan fazla oldu. Buna ek olarak, iki milyondan fazla kişisel veri çalındı.

Günümüzde, dünyanın dört bir yanındaki şehirler, vatandaşlarının hayatlarını kolaylaştırmak için akıllı cihazlar, uygulamalar, sensörler, büyük veri analizi ve IoT uygulamaları gibi çeşitli teknolojilerin kullanımına ve geliştirilmesine hız verdi. Bu, muazzam kıymetteki veriler ise siber suçluların ilgisini cezbediyor.

IBM Security firmasının güvenlik danışmanı Etay Maor, hackerların herhangi bir veriden para kazanabileceklerini anladıkları anda o veriyi ele geçirmeye çalışacaklarını ifade ediyor. Aslında, Maor’a göre, geleneksel olarak, dikkat çeken ve hedeflenen bilgi türleri banka kimlik bilgileri, kişisel kimlik bilgileri ve kredi kartı ayrıntılarıydı, ancak Maor günümüzde havayolu millerinden tıbbî kayıtlara kadar her şeyin hedef alınabileceği konusunda uyarıyor.

Maor bununla beraber, “uluslar arasında bağlantılar var” ifadesini kullanıyor. Öte yandan, uzmanlar, birbirine bu denli “bağlı” uluslardan bahsediliyorsa, güvenlik öncelikli bir kaygı olmalı uyarısında bulunuyor. Enerji santralleri, su altyapıları ve elektrik dağıtımı gibi kritik altyapıların “sayısallaşması” ise siber saldırılara ilişkin açıklık ve zafiyetleri artırıyor.

Birçok devlet bugün akıllı şehir projelerinin bir sonraki aşamasının güvenlikten geçtiğini anlamış görünüyor. Örneğin, Singapur bu konuda öncü sayılabilecek adımlar attı ve geçen yıl Başbakan Lee Hsien Loong, akıllı şehirlerin çevrimiçi tehditlere karşı nasıl savunulacağına ilişkin hazırlanan kapsamlı stratejisini açıkladı.

Control Risk firması, Nicolas Reys e göre, siber suçlular, teoride sistemlerin üzerinde hizmeti engelleyici DDos saldırılarını kullanabilir ya da fidye için bütün bir şehrin kaderini ellerinde tutabilir. Reys’e göre, saldırganlar örneğin akıllı şebekeleri şifreleyerek fidye talebinde bulunabilir. Aslında, uzmanlara göre, benzer saldırı örnekleri çoktan deneyimlendi ve kritik altyapılar siber saldırıların odağına girdi. Örneğin bu zamana kadar, Almanya’da bir nükleer enerji santrali, New York’ta küçük bir baraj ve Ukrayna’da bir elektrik hattı siber saldırılara hedef olmuştu.

Peki, akıllı şehirlerimizi nasıl savunacağız? Uzmanlara göre, akıllı şehir projelerini siber tehditlerden korumak çok katmanlı güvenlik stratejilerini gerektiriyor. Örneğin, makine öğrenimi, şifreleme ve yapay zekâ gibi teknolojiler ileride siber orduların en çok ihtiyaç duyacakları savunma tekniklerinden birini oluşturabilir.

Kaynak : http://sosyal.paraanaliz.com/2017/04/10/akilli-sehirler-hackerlarin-istahini-kabartiyor/

İlginize Çekebilir

Türk Telekom 5G white paper

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir